top of page

Seminer Raporu: Hatt-ı İstiva (Ekvator) Eyaleti ve Orta Afrika'da Geç Osmanlı Yayılmacılığı

Osamer Tez Sunumları serisinin dokuzuncu sunumu merkezimiz açısından bir ilki ihtiva etmektedir. Merkezimin Dijital Beşeri Bilimler ve Afrika Tarihi alanlarına özel ilgisi, merkezin stratejik hedeflerini ve akademik faaliyetlerini şekillendiren önemli bir unsurdur. Bu yıl, merkezin Afrika Tarihi alanında ilk defa faaliyet göstermeye başlaması, bu iki disiplinin entegrasyonu açısından dikkate değer bir adımı temsil etmektedir. Afrika Tarihi alanına giriş yapmak, merkezin araştırma yelpazesini genişleterek, Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika kıtasıyla olan tarihi ve kültürel bağlantılarını daha detaylı bir şekilde inceleme imkânı sunmaktadır.


Bu dikkat çekici konu hakkında literatürde yapılan en güncel çalışma Reyyan Demirayak'a ait. Osmanlı İmparatorluğu'nun 19. yüzyıl sonlarında Orta Afrika'daki faaliyetlerine dair kapsamlı bir inceleme sunan Reyyan Demirayak'ın yüksek lisans tezi, bu tarihsel dönemin derinlemesine bir değerlendirmesini içermektedir. Prof. Dr. Selçuk Akşin Somel danışmanlığında Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü'nde tamamlanan bu çalışma, "The Late Ottoman Imperialist Endeavor in Central Africa: The Province of Equatoria (Hatt-i Istiva)" başlığını taşımaktadır ve özellikle Mısır Sudanı eyaleti olan Ekvatorya'ya ve vali/müdür Emin Paşa dönemine odaklanmaktadır.



19. yüzyılın son çeyreğinde Afrika kıtası, Avrupa güçleri arasındaki yoğun emperyal rekabetin bir arenası haline gelmişken Osmanlı İmparatorluğu'nun Mısır üzerinden bu sürece dahil olması dikkat çekicidir. Hidiv İsmail Paşa'nın Nil İmparatorluğu projesi, Yukarı Nil bölgesindeki keşifler neticesinde günümüzde Güney Sudan ve Uganda'yı kapsayan Hatt-ı İstiva (Ekvatorya) eyaletinin/müdürlüğünün kurulmasına öncülük etmiştir. Bu gelişme, 1885 Berlin Konferansı'nda Nil Havzası’nda Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenlik haklarının kabul edilmesi sonucunu doğurmuştur.


Demirayak'ın tezi, Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından başlatılan Mısır emperyalizmini ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika'daki sınırlarını Osmanlı-Afrika çalışmalarını ele alıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak kaybettiği bir dönemde Ayrıca Reyyan Demirayak tezinde, Orta Afrika'da Avrupa sömürgeciliği öncesi gerçekleştirilen bu yayılmacılığı öne çıkarıyor.


Tez, Avrupa merkezli tarih yazımına eleştirel bir perspektifle yaklaşmanın yanı sıra İsmail Paşa'nın Sudan'daki politikalarının Avrupalı devletlerin izlediği sömürgeci stratejileri taklit etme çabası olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Emin Paşa'nın Kurtarma Seferi'nin hem öncesi hem de sonrasındaki gelişmeler, Ekvatorya'nın ve Emin Paşa'nın tarihsel öneminin altını çizmektedir. Aynı zamanda tez Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika'daki politikalarını ve bu bölgedeki etkilerini daha geniş bir perspektiften değerlendirmek için önemli bir kaynağı teşkil etmekte olup Osmanlı tarihçiliği ve Afrika çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmaktadır.


Blog yazı serimize yeni bir seminer raporu ekleyerek  Reyyan Demirayak'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun Orta Afrika'daki faaliyetlerini ele alan dikkat çekici yüksek lisans tezini tanıtacağız.


Tezin Amacı

Osmanlı İmparatorluğu'nun sadece bir Kuzey Afrika devleti olmadığını ve Güney sınırlarını tartışarak Sahra altı Afrika ile olan ilişkilerini incelemektir. Bu konu, kaynak çeşitliliği ve küresel tarih açısından dikkat çekici bulunmuştur. Demirayak, konuyu genellikle 1870'lerden itibaren ele alarak başlamıştır.


Demirayak, tez çalışmasında Emperyalizm, Kolonyalizm ve Medeniyet konularını ilgi çekici bir şekilde ele aldığını ve Afrika tarihine odaklanmayı amaçladığını belirtmiştir. Bu doğrultuda, Hatt-ı İstiva bölgesine özel bir ilgi göstermiş ve tezini bu bölge üzerine yoğunlaştırmıştır.

 

Tezin Kaynakları

Tez, Osmanlı İmparatorluğu'nun Sahra-altı Afrika ile ilişkilerini ve bu bölge üzerindeki etkisini incelemekte olup çeşitli kaynaklardan yararlanmıştır. Bu kaynaklar arasında arşiv belgeleri, coğrafya kitapları, Avrupalı gazetelerin çevirileri, Avrupalı kaşiflerin seyahatnameleri, dergiler, Osmanlı raporları, vefâyatlar ve Emin Paşa'nın günlükleri bulunmaktadır. Demirayak, araştırmasında özellikle İngilizce kaynaklardan faydalandığını vurgulamıştır.


Başlangıçta Emin Paşa'nın başarılarına odaklanmayı planlayan Demirayak, bulduğu kaynaklar sayesinde çalışmasını Emin Paşa'dan sonraki döneme doğru genişletmiştir. Tezinde, Emin Paşa'yı Kurtarma Operasyonu ve Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın Hatt-ı İstiva'yı diplomatik yollarla koruma çabalarına odaklanmıştır. Bu iki konunun belgelerin çokluğu nedeniyle seçildiği belirtilmiştir.


Tezin İçeriği

Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve İsmail Paşa dönemlerinde Nil İmparatorluğu'nun kurulması girişimlerine değinilmiştir. Bu çerçevede, Güney Sudan ve Uganda'nın kuzeyini kapsayan, Albert ve Victoria Gölleri'ne kadar uzanan geniş bir bölgeden bahsedilmiştir. Bu bölgenin yönetiminin zorlukları ve geç Osmanlı dönemindeki bu istisnai yayılmacılığın Mısır üzerinden gerçekleştiği vurgulanmıştır.


Şemseddin Sami'nin Kâmûsü'l A'lâm'ında bahsi geçen "Osmanlı Afrikası" kısmında, Osmanlı topraklarının Ekvator'a kadar uzandığı belirtilmiştir. Demirayak, bu durumun genellikle bilinmediğini ve Osmanlı Afrikası'nın sıklıkla sadece Kuzey Afrika ile sınırlı olarak ele alındığını belirtmiştir. Ayrıca, Hatt-ı İstiva'nın valisi Emin Paşa'nın Kurtarma Seferi, bu bölgenin tarih sahnesine çıkışını temsil eden önemli bir olay olarak ele alınmıştır.


Berlin Konferansı'na da değinen Demirayak, bu konferansın Afrika'nın resmi olarak sömürülmeye başlandığı bir dönem olduğunu ve Osmanlı Devleti'nin de Sait Paşa aracılığıyla bu konferansta yer aldığını anlatmıştır. Konferansta Nil havzasının Osmanlı'ya ait olduğu kabul edilmiştir.


Selim Kaptan'ın Osmanlı İmparatorluğu'nun hizmetinde Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından Nil'in kaynaklarını araştırmak üzere görevlendirildiği ve bu görevin Hatt-ı İstiva'yı aşarak Gondokoro'ya ulaşmayı amaçladığı anlatılmıştır. Selim Kaptan'ın Osmanlı'da pek bilinmeyen bir figür olduğu ve eserlerinin çoğunlukla Fransızca yayınlandığı belirtilmiştir.


Demirayak ayrıca, Hidiv İsmail Paşa'nın Hatt-ı İstiva'da bir yönetim sistemi kurduğunu ve bu bölgede birçok Paşa'nın valilik yaptığını ifade etmiştir. Hatt-ı İstiva'nın kurucusu Samuel Baker, General Charles Gordon ve Emin Paşa gibi önemli figürlerin bölgenin yönetimi ve tarihindeki rolleri üzerinde durulmuştur.


Emin Paşa'nın, Hatt-ı İstiva'ya baştabip olarak geldiği ve daha sonra vali olduğu, bölgeyle ilgili diplomatik ilişkilerde kullanıldığı ayrıca bölgedeki kabilelerle iyi ilişkiler kurmaya çalıştığı ve hastane yönettiği belirtilmiştir. Mehdi İsyanı sırasında Emin Paşa'nın Güney Sudan'da izole edildiği ve "Emin Paşa'yı Kurtarma Seferi"nin Doktor Felkin'in Avrupa'ya gönderdiği mektuplar üzerine gerçekleştiği anlatılmıştır.


Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın Mısır'ın işgali sonrasında Sudan ilişkilerini düzenlemek üzere gönderildiği ve bu süreçte Kongo Krizi'nin yaşandığı ifade edilmiştir. Kriz, Emin Paşa'nın ayrılmasıyla boşalan Osmanlı topraklarını işgal etmek isteyen yerel kabilelerin hareketliliği ile ortaya çıkmıştır.


Son olarak, Hidiv İsmail Paşa'nın Batı tarzı düşüncelere sahip olduğu ve "Benim ülkem Avrupa'nındır" şeklindeki söylemi, Mısır'ın bu dönemde iç işlerinde özgür oluşu ile birlikte değerlendirilmiştir.

 

Tezin Başkarakteri Olan Emin Paşa(Eduard Schnitzer) Kimdir? 


Emin Paşa, asıl adıyla Eduard Schnitzer karmaşık ve ilginç bir hayat hikâyesine sahip bir figürdür. Almanya'da Prusya'da doğmuş Yahudi bir aileden gelen Paşa, lüks bir hayatın içine doğmamıştır. Çok dilli bir eğitim almış ve tıp okumuş ancak son sınavlarını veremediği için doktor unvanını alamamıştır. Almanya'da iş bulamayınca, maceraperest doğası ve yeni bir hayat kurma arzusuyla Osmanlı İmparatorluğu'na, özellikle Mısır'a yönelmiştir.


Osmanlı'da, "Emin Bey" olarak bilinen Schnitzer, 1885'te "Emin Paşa" unvanını almıştır. Balkanlarda Yanya valisi İsmail Hakkı Paşa'nın hizmetine girerek onun aile doktoru olmuştur. İsmail Hakkı Paşa'nın vefatından sonra Paşa'nın eşi Emine Leyla Hanım ve çocuklarıyla Avrupa'ya gitmişlerdir. Emin Paşa ve Emine Leyla Hanım arasında bir ilişki gelişmiş ancak evlenmemişlerdir. Emin Paşa Emine Leyla Hanım'ın malını, mülkünü ve mücevherlerini alarak Mısır'a gitmiştir.

Afrika'da Habeşistanlı bir kadınla evlenen Emin Paşa'nın Feride adında bir kız çocuğu olmuştur. Onun en önemli başarılarından biri, Hatt-ı İstiva'yı kendi kendine yetebilen bir eyalete dönüştürmek olmuştur. Hatt-ı İstiva'nın merkezi olan Lado'da bir hastane, bir cami ve bir Kur'an Kursu açmıştır. Emin Paşa, 1892 yılında öldürülmüştür.


Emin Paşa'nın hayat hikâyesi, o dönemin koşullarında oldukça sıra dışıdır. Kendisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika'daki etkisinin ve yayılmasının bir simgesi olarak kabul edilebilir. Bu nedenle, tez çalışmasının baş karakteri olarak seçilmesi Osmanlı İmparatorluğu'nun Sahra-altı Afrika ile ilişkilerini anlamak açısından önemli bir perspektif sunmaktadır.

 

Sonuç


Tez, Osmanlı İmparatorluğu'nun Sahra-altı Afrika ile ilişkilerine ve bu bölgedeki etkisine odaklanarak genellikle göz ardı edilen bir tarihi dönemi aydınlatmaktadır. Çalışma, Osmanlı'nın sadece bir Kuzey Afrika devleti olmadığını aksine Güney sınırları boyunca geniş bir etki alanına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Emin Paşa'nın (Eduard Schnitzer) öyküsü ve Hatt-ı İstiva'daki rolü, bu etkinin somut bir örneği olarak sunulmuştur.


Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika kıtasındaki varlığı Berlin Konferansı gibi uluslararası olaylarda görüldüğü üzere dönemin global siyasetinde önemli bir rol oynamıştır. Konferans, Osmanlı'nın Nil havzası üzerindeki haklarını tanıyarak imparatorluğun Afrika'daki varlığını uluslararası düzeyde meşrulaştırmıştır.


Emin Paşa'nın hikâyesi, Osmanlı yönetiminin Sahra-altı Afrika'daki karmaşıklığını ve zorluklarını göstermektedir. Onun Hatt-ı İstiva'yı kendi kendine yeten bir eyalet haline getirme çabası, Osmanlı'nın bu bölgedeki yönetim ve entegrasyon stratejilerinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.


Bununla birlikte, Emin Paşa'nın ve diğer Osmanlı valilerinin bölgedeki yönetim tarzları, dönemin emperyalizm ve kolonyalizm kavramlarıyla iç içe geçmiş durumdadır. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu'nun 19. yüzyılda Mısır'ın toprak bütünlüğünü koruma hedefiyle uyumlu bir şekilde, bölgedeki yerel dinamikleri ve güç dengelerini de dikkate alarak hareket ettiğini göstermektedir.


Sonuç olarak bu tez, Osmanlı İmparatorluğu'nun Sahra-altı Afrika ile olan ilişkilerinin karmaşıklığını ve bu ilişkilerin küresel tarih açısından önemini vurgulamaktadır. Ayrıca bölge üzerindeki Osmanlı etkisinin genellikle gözden kaçırılan yönlerini aydınlatarak bu konuda daha fazla araştırma yapılmasının önünü açmıştır.


Reyyan Demirayak’ın Osmanlı Afrika’sına dair detaylı ve kapsamlı çalışması bu konu üzerine yapılan araştırmalara önemli bir katkı sağlamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun Sahra-altı Afrika ile olan ilişkileri ve bu coğrafyanın küresel tarih içindeki yerini anlamak açısından sunduğu bilgiler, hem tarihsel perspektifi genişletmekte hem de bu döneme dair yeni bakış açıları sunmaktadır.


Bu değerli çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika'daki varlığının yalnızca Kuzey Afrika ile sınırlı olmadığını aynı zamanda Sahra-altı bölgesinde de önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir. Demirayak’ın araştırması, tarihçilerin ve ilgili araştırmacıların bu konuda daha fazla bilgi edinmelerine ve Osmanlı İmparatorluğu'nun global etkilerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, Demirayak’a bu kıymetli katkıları ve emekleri için teşekkür ederiz. Çalışmalarının, tarih alanındaki araştırmaları daha da ileriye taşıyacağına ve bu konuda yeni tartışmaların başlamasına vesile olacağına inanıyoruz.


Teze ulaşmak için tıklayınız.

Tez sunumuna ulaşmak için tıklayınız.


Şeyma Nur Yayla

Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü

Yüksek Lisans Öğrencisi


Reyyan Demirayak Kimdir?

2020 yılında İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun olmuştur. Aynı zamanda psikoloji bölümünde çift ana dal yapmıştır. “Hatt-ı İstiva (Ekvator) Eyaleti ve Orta Afrida’da Geç Osmanlı Yayılmacılığı” isimli yüksek lisans tezini Selçuk Akşin Somel danışmanlığında Sabancı Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Afrika Tarihinin yanı sıra Kadın Tarihi, Çocuk Yayıncılığı ve Küresel Tarih konularına ilgi duymakta ve çalışmalarını bu minvalde gerçekleştirmektedir.

 


34 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page