top of page

Seminer Raporu: Memlük-Osmanlı Geçiş Döneminde Şam Uleması

Blog Yazısı: Nihat Efe Dokumacı


Sakarya Üniversitesi bünyesinde akademik faaliyetlerini sürdürmekte olan Osmanlı Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, “OSAMER Tez Sunumları” serisinin altıncısı 8 Haziran Perşembe günü saat 19:00’ da çevrimiçi olarak gerçekleşti. Seminerde Doç. Dr. Abdurrahman Atçıl danışmanlığında Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü'nde tamamladığı "Damascene Scholars in the Mamluk-Ottoman Transition: History of Three Generations of the Ghazzi Family (1450-1650)" başlıklı doktora tezinin sunumuyla Dr. Gürzat Kami ağırlandı.

7.yy’da İslam egemenliğine giren Suriye ve Mısır’a sahabeden pek çok kişinin yerleştiğini söyleyen Kami, 7.yy’ın sonlarına doğru ilk Müslüman alim prototipi denilebilecek isimlerin ilk İslami bilgilerini edinebilmek adına bu şehirlere gelmeleriyle ilmi hareketliliğin başladığını ileri sürmektedir. Kami, 900-1250 dönemlerinde medrese kurumunun Mısır ve Suriye topraklarında yaygınlaşması ve ilmin bir meslek haline gelerek vakıflarla desteklenen vakfiyelerle sınırlarını belli olan kurumda bir alimin bir kurumda ilim yaparak hayatını idame ettirebilmesi durumunun kırılma noktaları olduğunu vurgulamıştır.


900-1300 yılları arasında İslam coğrafyasının büyük bir kırılma noktasına tanıklık ettiğini belirten Gürzat Kami, Haçlı İstilaları, Endülüs Krizi, Moğolların İstilalarının etkileri neticesinde Mısır ve Suriye’nin ilim havzasına dönüşerek pek çok alime ev sahipliği yaptığını tespit etmiştir.


1250’lerde bu topraklara Memlükler’in hakim olmasıyla Mısır ve Suriye’deki alimler yöneticilerle yönetilenler arasında aracı roller üstlenmeye başlamıştır. Bu süreç literatürde “ulemanın bürokratikleşmesi veya bürokrasinin ulemalaşması” diye ifade edilmektedir.


Tezin Sorusu

Gürzat Kami tezinin sorusunun 1516-1517’de Mısır ve Suriye’nin Osmanlı egemenliğine girmesiyle siyasi, ekonomik, kültürel ve ilmi değişikliklerin ulema üzerindeki tesirlerini incelemek olduğunu belirtmiştir.


Tezini Bu Alanda Seçme Nedenleri


Dımaşk’ın bilimsel literatürde çok çalışılmadığını ileri süren Kami, bunun da etkisiyle ve Memlük döneminde bu bölgenin ikinci bir başkent konumunda olmasından ötürü bu bölgeyi çalıştığını belirtmiştir. Çok sayıda alimin istihdam edildiği Dımaşk’ın Osmanlı döneminde uzak bir eyalete evrildiğini ileri süren Gürzat Kami, bu bölgeyi hacıların buluşma noktası olarak adlandırmıştır. Dımaşk’ın jeopolitik önemine de sık sık vurgu yapan konuşmacı, Dımaşk’ın tarihinin ve bu tarihin içinde ulemanın incelenmesinin dikkate değer olduğunu dile getirmiştir.


Kami, ulemayı bir aile üzerinden inceleme nedenini ulema ailelerinin geçiş döneminde yaşadığı tecrübelerin Dımaşk ulemasının dönüşümünü daha iyi aydınlatacağını düşünmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Aile olarak da Gazziler’i seçmesinin sebeplerini bilinen bir aile olması ve söz konusu aile hakkında kaynakların çok sayıda olması olarak sıralamıştır. Gürzat Kami, üç nesli inceleme kapsamına alma nedenini geçiş meselesine daha geniş bağlamlarda yaklaşmak istemesi olarak belirtmiştir. Tezindeki sosyopolitik anlatısından bahseden Gürzat Kami, kullandığı yöntemin biyografi anlatı olduğunu söylemiştir. Böylelikle makro ve mikro tarih arasında köprü kurabildiğini düşünmektedir.


Bireylerin biyografileri üzerinden emperyal bir süreci anlatmak istediğini ileri süren konuşmacı, imparatorluktaki dönüşümleri 3 şahıs (Radiyüddin el- Gazzi, Bedreddin el- Gazzi, Necmeddin el- Gazzi) üzerinden takip etmek istemiştir.


Tezin Kaynakları


En çok başvurduğu kaynakları anlatan Kami, bu alanda çalışmak isteyen araştırmacıların da istifa edebileceği kaynakları göstererek bu alanda çalışmaları halinde kaynak sıkıntısı çekmeyeceklerini dile getirmiştir. Başvurduğu kaynakların önemli bir kısmı biyografileri içermektedir. Seyahatnamelerden de yaralanan konuşmacı Bedreddin el- Gazzi Seyahatnamesinin kayıp olduğunun düşünüldüğünü ve tezinde ilk kez kendisinin kullandığını ileri sürmektedir. Tezinin literatüre bu yönüyle katkı yaptığını belirtmiştir. Tapu Tahrir Defterlerinin de önemine değinmeden geçmemiştir. İcazetnameleri ise dönemin ilişki ağlarını tespit edebilmek adına önemli kaynaklar olarak görmektedir.


Tezin Yapısı


Tezin yapısını anlatan Kami, birinci bölümde “ Ailenin Dımaşk’teki kolunun kurucuları (1350- 1450)”, ikinci ve üçüncü bölümde “Radiyüddin”, dördüncü ve beşinci bölümde “Bedreddin” altıncı, yedinci ve sekizinci bölümde “Necmeddin” başlıklarını kaleme almıştır. Konuşmacımız, bölümler arasında kopukluklar olmaması adına bölümler arasındaki diyaloglarla büyük özen gösterdiğini dile getirmiştir.


Tezin Sonuçları ve Önerileri


Dımaşk’teki alimlerin farklılaştığını ve mezhep, menşe, kariyer, nesil gibi çeşitliliklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Kami, mesleki açıdan yerelleşmenin de önemine dikkat çekmiştir. Konuşmacı, Memlük-Osmanlı geçişinin Dımaşk uleması üzerinde mesleki açıdan bir yerelleşme doğurduğunu dile getirmiştir. Daralan ve genişleyen ilişki ağlarına dikkatleri yönelten Gürzat Kami, ilişki ağlarındaki değişime sebep olan parametreyi Şam kadılığının Mevali kariyer tarikine girmesi olarak göstermiştir.


Korunan bölgesel nüfuzun tezindeki tespitlerinden biri olduğundan bahseden Kami, alimlerin bölgesel olarak çok önemli roller üstlendiğini dile getirmiştir. Gürzat Kami, tezinde çalıştığı pek çok alimin imparatorluk çapında ilmi tanınırlığı olduğunu ve bu durumun tartışma yaratma kabiliyeti doğurduğunu ileri sürmektedir. Kami, Necmeddin el- Gazzi’nin eserini analiz ederken Atayi’nin Şakâik-ı Zeyli’nin çağdaş olmalarına rağmen vizyon bakımından büyük farklılıkları içerdiklerini tespit etmiştir.


Sonuç olarak Gürzat Kami “Memlük-Osmanlı Geçiş Döneminde Şam Uleması: Gazzi Ailesinin Üç Kuşağının Tarihi (1450-1650)”başlıklı teziyle literatüre farklı bakış açıları kazandırarak yenilik getirmiştir. Kendisinin de dile getirdiği üzere Bedreddin el- Gazzi Seyahatnamesinin kayıp olduğunun düşünüldüğünü ve tezinde ilk kez kendisinin kullandığını ileri sürmektedir. Tezinin literatüre bu yönüyle de özgün katkı yaptığını belirtmiştir. Bu alanda literatürde oldukça fazla kaynak olduğunu belirten Kami, bu alan çalışmalar yürütmek isteyen araştırmacılara rehber niteliğinde tavsiyeler sunmuştur. Kendilerine davetimize icabet ettikleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Gürzat Kami kimdir?


1988 yılında İstanbul’da doğdu. 2012 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. 2015 yılında İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih bölümünde “Understanding a Sixteenth-Century Ottoman Scholar-Bureaucrat: Ali b. Bali and His Biographical Dictionary” isimli teziyle yükseklisans derecesi aldı. 2023 yılında Marmara Üniversitesi Tarih bölümünde Memlük-Osmanlı geçis döneminde Biladuşşam ulemasını konu edinen teziyle doktora derecesini aldı. İlgi alanları arasında erken modern dönemde Osmanlı uleması, Memlüklerin son asrında Kahire ve Suriye’de ulema ve ilmi hayat, İslam coğrafyasında ulema ilişki ağları ve ilmi üretim, sosyal network analizi gibi konular bulunmaktadır.

37 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page